Trekking’in Kısa Tarihi

Trekking Güvenlik Kuralları

Doğa sporlarını icra edenler, şüphesi olanlara genelde hep tehlikeli bir şeyler yapmadıklarını anlatmaya çalışır. “Hayır, yamaç paraşütü tehlikeli değildir”, “Gerekli önlemleri alırsanız dağcılıktan zarar görmezsiniz.” Trekking’de ise tam tersine sadece yürüyüş yapmanın bile çeşitli sıkıntılar yaratabileceğini ve dikkat edilecek bazı detaylar olduğunu söylemeyi görev edinirler. Evet, yürüyüş yaparken bile başınızı hiç de ummayacağınız kadar büyük dertlere sokabilirsiniz. Aşağıdaki detaylara dikkat etmeniz sizin yararınıza.

– Trekking için doğaya tek başınıza gitmeyin. Ufacık bir kaza sizi çaresiz bırakabilir. Tecrübeli trekking’ciler en az üç kişi yola çıkar.

– Yürüyüş sırasında en önde rehber vardır. Grubun acemisi onun arkasında yürür, sona da bir diğer tecrübeli isim geçer. Sıralamaya uyun. Böylece temponun bozulmasına ve geride kalmaların önüne geçilir.

– Yürüyüşün ilk molası birinci saat dolduğunda verilir. Çok uzun oturulmaz, beden fazla soğumadan yola devam edin. Bedeniniz fazla soğursa tekrar ısıtmak için vücudunuz daha çok enerji harcamak zorunda kalır.

– Doğayı adımlarken şehirdeki yaşamınızı düşünmeyin. Yürüdüğünüz yolun güvenli olmayan, kaygan taşlı, tehlikeli inişli yapısı çok daha fazla yoğunlaşmayı gerektirir.

– Kazaların çoğu dönüş yolunda olur. Ekspedisyon bitmiş, bedenler yorulmuş, ruhlar dinlenmiş ve haliyle dikkat azalmıştır. Yine eskilerin dediği gibi: “Acele işe şeytan karışır!”

 

– Eskiler ne der: “En kestirme yol, en iyi bilinen yoldur!” Size muhafazakar bir görüş gibi mi geldi? Kestirme diye daldığınız bir patikanın ormanın içinde kaybolduğunu anladığınızda bu düşüncenizi gözden geçirecek bol vaktiniz olacaktır!

– Bir yaşınızdan beri yürüyor olabilirsiniz ama doğada biraz daha farklı adım atmalısınız. Yokuş tırmanırken burun saplama, inişlerde topuk saplama diye bilinen teknikler kullanılır. Dizler bükülür, öne eğilinir ve batonla denge sağlanır.

– Beslenmeye çok dikkat etmelisiniz. Kısa molalarda enerji veren yiyeceklerden atıştırın. Sağlam bir yemek yiyecekseniz tabağınızı temizledikten en az yarım saat sonra yürümeye başlayın. Yemek sonrası tempoyu biraz düşük tutun, dik eğim tırmanmamaya bakın. En iyisi siz yemeği rotaya göre yiyin!

– Trekking sırasında vücudunuz harcadığınız eforla paralel olarak su kaybeder. Dehidrasyonun, trekking maceranızı baltalamasını istemiyorsanız kaybettiğiniz suyu vücudunuza geri kazandırmanız gerek. Trekking yolculuğunuza başladıktan sonra belli aralıklarla su tüketin. Kendinizi yorgun hissettiğiniz takdirde de; kısa bir mola verin ve su için. Katedeceğiniz mesafe çok kısa değilse yanınızda 4-6 litre arasında su bulundurduğunuzdan emin olun. Parkur üzerinde su içeceğiniz bölgelerin olup olmadığından da öyle! Eğer yol üstünde bir su kaynağı gördüyseniz ve buradaki sıvı kalitesini biliyorsanız mutlaka depolarınızı doldurun (suyun temiz olup olmadığından emin değilseniz yanınızda bulundurduğunuz su filtresini kullanma zamanı). Ne de olsa bir sonraki su kaynağının ne durumda olduğunu bilmek çok güç. Ayrıca su içmek için susamayı beklemeyin çünkü susamak su içme konusunda geciktiğinizi gösterir.

– Bir şekilde gruptan koparsanız kaybolduğunuzu anladığınız noktaya gidin. Sizi aramaya oradan başlayacaklardır. Yürüyüş sırasında dikkat çekici ağaç, kaya, çalı gibi doğa parçalarından nirengi noktaları belirleyin ki rotanızı bulabilesiniz.

Categories: Kuraklığa Çare ''Kurutulmuş Su''

Trekking Türleri

Trekking Türleri

Gallery


Dayhiking:
Orman patikalarında yapılan, günübirlik doğa yürüyüşleri.

Hiking:Hiking’de rota önceden belirlenen patika, orman, vadi, yayla gibi doğal güzelliklerden oluşur. Hiking denilen şey de genelde günübirliktir ancak bu bir zorunluluk da değil. Doğada kalmak isteyenler hiking aktivitelerine konaklamayı da ekleyerek olaya “kamping” de katabilirler.

Backpacking: Dağcılık temelli, sırtta çanta taşıyarak ve konaklamalı bir şekilde yapılır.

Ormanda trekking: Vadi tabanlarında ve ormanlık arazide yapılan yürüyüşler. En önemli mesele sık bitki örtüsünde kaybolmamaktır. İki yürüyüşçü arasındaki mesafenin 2 metreyi geçmemesine de özen gösterilmeli.

Çölde trekking: Çöl, yürüyüş yapmak için güzel bir tercih gibi görünmüyorsa da oraların da heveslisi var. Sıcak çarpması ve su kaybı en büyük sıkıntılar.

Kanyonda trekking: Kanyoning adıyla da bilinen bu disiplinde bol bol su geçişleri olur, taşlık ve kayalık arazide uzun saatler, hatta günler geçirmek gerekebilir. Islak kayalar, çatlaklar, yarıklar, akarsudaki başıboş kütükler ciddi tehlike yaratabiliyor. Kanyondaki suyun da aşırı derecede soğuk olduğu da göz önüne alınmalı.

Rotalı yürüyüşler: Kimi zaman yürüyüş parkurları işaretlenmiş rotalarda yapılan, genel olarak uzun süreli yürüyüşlerdir. Ülkemizdeki Likya Yolu’nda en güzellerinden biri yapılıyor. Harita, pusula, GPS kullanılır; bu araçların doğru bir şekilde okunması önemlidir.

Rotasız yürüyüşler: Genelde keşif maksatlı yapılır. Kamp araç ve gereçlerini taşımak, yüksek dikkat ve kondisyona sahip olmak gerekir. Tam anlamıyla macera yürüyüşüdür. Ön hazırlık aşaması çok önemlidir. Günün sonunda dağın başında konaklamak gerekebilir, bunun için de malzemeler tam olmalıdır. Acil durumlar için her yürüyüşçü için şahsa özel ilk yardım kiti bulundurulması da önerilir.

Kar yürüyüşü: Nasıl çölde trekking yapan varsa karda yürüyenler de var. Sıkıntı karda yürümenin zorluğu, soğuk havanın kendisi ve onunla mücadele etmek taşınan ekstra malzemelerin yarattığı ağırlıktır.Yüksek karbonhidratlı yiyecekler tüketilmeli, terlemeye dikkat edilmeli. Ekspedisyonun rotası ve zamanlaması da hayati önem taşır.

Categories: Kuraklığa Çare ''Kurutulmuş Su''

Trekking Nasıl Yapılır?

Trekking Nasıl Yapılır?

Doğa yürüyüşü yapan kişi attığı her adımında ayak kitleme tekniğini kullanmalıdır. Bunun için birinci adım atılır, ayak yere sağlam basılır sonra diğer ayak sürüklenircesine çekilir, yukarı kaldırılır; bu sırada öndeki üzerinde tamamen yükselerek bacak dik hale getirilir. İlk bakışta uygulaması zor gözüken bu yöntemde ısrar ettiğiniz takdirde yürüyüşlerinizde büyük oranda enerji tasarrufu ve güven kazanacaksınız.

Tekniğin dışında yürüyüşlerde dikkat edilmesi gereken başka unsurlar da var. Yürüyüşün belli bir temposunun olması önemli zira ani hızlanmalar ve yavaşlamalar vücudu yorar, erken yorulmaya sebep olur. Yürüyüşün başlarında yavaş hareket ederek aktiviteye uyum sağlamasına imkan tanımak da oldukça önemli. Bu sayede enerji kaybını azaltırsınız. Büyük çaba gerektiren bir adımdan sonra 10 saniye kadar dinlenmek, kendi temponuzda yürümek, kimseye yetişmeye çalışmamak, dik tırmanışlarda kaygan zeminlerde fazla beklemeden ikinci adımı atmak, denge korumayı kolaylaştıran ve yükün bir kısmını kaldıran batonları kullanmak da yürüyüşçünün yararına.

Trekking yaparken ne kadar yol kat edildiğini bilmek için ortalama hızınızı tespit etmelisiniz. Eğer sırt çantası taşımıyorsanız düzgün bir arazide saatte beş kilometrelik bir tempo gayet normaldir. Çanta olduğu takdirde bu hız saatte üç buçuk kilometreye kadar düşer. Sert olmayan kumlu arazi ortalama hız saatte iki buçuk kilometre inerken, sık orman içinde iki kilometre normal kabul edilir. Dağlık arazide yokuş tırmanırken saatte bir buçuk kilometreden daha hızlı yürüyebileceğinizi hayal etmeyin!

Categories: Kuraklığa Çare ''Kurutulmuş Su''

Temiz Su Nasıl Bulunur

Temiz Su Nasıl Bulunur

Su tüm canlılar için çok önemlidir. Gölgede dinlenirken bile su kaybederiz. Hareket halindeyseniz veya çok sıcak bir ortamdaysanız vücudunuzun su kaybetme oranı artacaktır. Dolayısıyla zor bir durumdatemiz su bulmanız çok önemlidir. Bu tür koşullarda yağmur suyu biriktirebilir, çiğ’den yararlanabilir, su kuyusu kazabilir, kaktüsten su elde edebilir, bitki köklerinden yararlanabilirsiniz. Veya en kolayı, birakarsu kaynağı bulabilirsiniz.

Su kaynaklarına ulaşmak içinse hayvan izlerinin en yoğun olduğu yönde ilerlerseniz bir su kaynağına ulaşmanız muhtemeldir. Yeşil ağaçların bulunduğu yerler ve karıncaların yoğun olarak görülebildiği yerlerde su bulma ihtimaliniz yüksektir. Suyu bulunduğunuz coğrafyadaki çukur yerleri araştırarak da bulabilirsiniz.

Doğada bulduğunuz sular her zaman temiz olmayabilir. Ancak berrak ve tadı düzgün olan doğal kaynak sularının temizliğinden emin olabilirsiniz.

Suyun temiz olduğunu anlamak için önce rengine daha sonra tadına bakılmalıdır. Eğer su berrak değilse, bir kapta dinlendirerek ya da dokuması sık ve temiz bir tişörtünüzle süzebilirsiniz. Sazlık, kamış, sinek gibi öğelerin bol bulunduğu sular büyük ihtimalle içilecek kadar temiz değildir. Unutmayalım ki durgun suların mikrop ya da bakteri barındırma olasılığı çok yüksektir.

Eğer hareket halindeyseniz bir su bulduktan ne kadar sonra su bulacağınız şüphelidir. Dolayısıyla bulduğunuz kaynaktan içtiğiniz sudan sizi uzun bir süre idare edecek kadar suyu da yanınıza almalısınız.

Su taşımanın çeşitli yolları vardır. En ideali ise mataralarla steril bir taşıma sağlamaktır. Eğer elinizde bu malzemeler yoksa, ağaç dalarının içini oyarak kap elde edebilirsiniz. Veya yanınızda olan yağmurluk veya naylonlardan su torbası yapabilirsiniz.

Yağmur Suyu Biriktirme

Yağmur suyu saf olduğundan, daha kullanışlıdır çünkü kaynatma, arıtma vs. işlemler uygulamanıza gerek yoktur. Yağmur suyu biriktirmek için su geçirmez bir örtü veya naylon parça kullanmalısınız. Öncelikle bir çukur kazıp tam ortasına su kabınızı yerleştirin. Yağmur suyunu toplamakta kullanacağınız örtünün dört tarafındaki kazıklar veya taşlar örtüyü gergin tutar. Örtünün ortasına kabınızla aynı doğrultuda olacak şekilde bir taş koyun. Taşın seviyesi kabınızın üzerinde bulunmalıdır ki su ortada toplanmak yerine kabınıza aksın.

Bu çukura ayrıca yeşil bitkiler veya yapraklar koymanız, eğer suyu almaya gündüz vakti gelecekseniz naylonun altının nemli kalmasına yardımcı olacak ve buharlaşmayı azaltacaktır.

 

Yağmur Suyu Biriktirme

Çiğ Biriktirme

Çiğ toplamak için uzun çimenlerin üzerini bir kumaş parçasıyla silin. Kumaş iyice ıslanınca bir kaba sıkın . Bu işleme size yetecek miktarda su elde edene kadar devam edin. Çiğ güneş doğunca kaybolacağından elinizi çabuk tutmalısınız.

Çiğ Biriktirme

Su Kuyusu Kazma

Gevşek zeminlerde su, toprak altındaki oyuklarda toplanır. Normal koşullarda otuz santimlik bir çukur kazmanız yeterli olacaktır, ancak ortam koşullarına bağlı olarak suya ulaştığınız seviye farklılık gösterebilir. Suya ulaşma ihtimalinizi arttırmak için çevreye göre çukurda kalan bölgelerde suyu aramanız sizin için çok daha iyi olacaktır.

Su, ilk başlarda bulanık olacaktır, ancak çıkan bulanık suyu su berraklaşana kadar dışarı atın. Su topraktan süzülerek gittikçe daha berrak ve içilebilir hale gelecektir. Çukurda biriken su berraklaşmadan asla içmeyin.

NOT: Su kuyunuzu kazmadan önce çevrenizdeki çamuru inceleyin, eğer çamur kötü kokuyorsa yada üzerinde yeşil bir tabaka bulunuyorsa su kirli demektir. Aynı şekilde ölü hayvanların olduğu yerlerden de su içmemelisiniz. Ve son olarak çıkardığınız suyu arıtmadan tüketmeyiniz.

su-kuyusu

Sarmaşıktan Su Elde Etme

Büyük bir bıçak veya palayla sarmaşığı mümkün olduğu kadar yukarıdan kesin. Sıvının ters yöne akmaması için önce dibinden kesmeyiniz. Daha sonra sarmaşığın dibini keserek sıvının bir kaba akması için bekleyiniz. Tek bir sarmaşıktan yeterince su elde edemeyebilirsiniz.

NOT: Sütümsü bitki özsuları zehirli olabilir. Dolayısıyla bu yöntemi çok zor durumda kalmadığınız sürece yada suyun zehirli olmadığından emin olmadığınız sürece kullanmanız tavsiye edilmez.

Ağaçtan Su Elde Etme

Küçük bir muz ağacını yada fidanını yerden yaklaşık sekiz santim yukarıdan kesin. Kütüğün ortasını oyun ve köklerden gelen suyun orada toplanması için bir süre bekleyin

DİKKAT: Bu yöntemi de çok zor durumda kalmadığınız sürece kullanmayınız. Unutmayalım ki hayatta kalmaya çalışırken doğaya da zarar vermemeliyiz. Ayrıca Bu yöntem kullanıldıktan sonra açtığımız deliği yine aynı ağacın dalından yaptığımız tıpayla sağlamca kapamalıyız ki ağaç hastalanmasın!

Buz ve Kardan Su Elde Etme

Buzu altında ateş yakacağınız bir kayanın üstünde eritebilirsiniz. Yeni donmuş deniz buzu eritirseniz bu su tuzlu olacaktır. Ancak arktik (kutup) bölgelerdeki deniz buzu mavimsi olur ve daha az tuz içerir.

Kar eritirken ise zemine mümkün olduğu kadar yakın bir yerden alınmış yoğun kar kullanmaya gayret edin. Karı bir bohçanın içine koyun ve ateşe mümkün olduğu kadar yakın bir yere asın altına da bir kap koyun. Kabı ateşin üzerine koymamalısınız.

Buz ve Kardan Su Elde Etme

NOT: Karı veya buzu eritmeden tüketmek size daha kolay gözükebilir. Ama bu tüketim şekli sizin için çok değerli olan vücut ısınızı düşüreceğinden tavsiye edilmez. Aynı zamanda boğazınızı yada midenizi üşütmenize de sebep olabilir.

Alıntı : KampKeyfi.com

Categories: Kuraklığa Çare ''Kurutulmuş Su''

En Başarılı Trekking Ayakkabıları

Hadi atın kendinizi doğanın kucağına, artık zamanı gelmedi mi şehrin gri renginden sıyrılmanın? Ne yapılır ki doğada demeyin. Neler yapılmaz ki? Önce derin bir nefes almakla başlayın işe, aldığınız oksijeni tüm hücrelerinizde hissedeceksiniz. Tazelenmenin en iyi yöntemlerinden biri doğada vakit geçirmektir. Sadece bedensel olarak değil elbette aynı zamandan ruhsal bir tazelenmeden de söz ediyoruz. Çantanızı alıp patikalarda yürümek, derelerden geçmek, tepelere tırmanmak arada yüzünüzü güneşe dönüp sırt üstü toprağa uzanmak tahmin edemeyeceğiniz kadar güzeldir, içinizdeki doğayı keşfetmek özünüze dönmektir aslında. Özünüze dönmeye, hayattan sıyrılmaya karar verdiyseniz trekking veya hiking etkinliklerine katılabilirsiniz. Trekking, doğa yürüyüşüdür, zorlu parkurları içerir. Hiking ise günübirlik doğa yürüyüşüdür. Kentten birkaç saat uzaklaşmanın güzel bir yoludur. Trekking veya hiking için yola çıkmadan önce bazı malzemeleri yanınıza almanızda fayda var çünkü gün içinde bunlara ihtiyacınız olabilir. Özellikle mevsime göre değişen bu malzemeler sizin kurtarıcınızdır. Neler götürmeniz gerektiğini mutlaka önceden öğrenin. Özellikle de ayakkabı seçimine dikkat!

En başarılı trekking / hiking ayakkabıları hangileri diye araştırdığınızda genel olarak benzer özellikteki yürüyüş ayakkabılarına rastlarsınız. Bu tür ayakkabılar özel malzemelerden üretilen, her mevsim koşulunda kullanabileceğiniz ayakkabılardır. Farklı modelde pek çok çeşit bulabilirsiniz ama en iyisi ayağınızın en rahat ettiği yürüyüş ayakkabısıdır. Trekking veya hiking için ayakkabı seçerken ayaklarınızı dinleyin. Tüm gün sizi taşıyacak ve zorlu parkurları kolayca aşmanızı sağlayacak olan onlar. Nasıl bir ayakkabı seçmelisiniz?

Trekking /hiking ayakkabıları belli özelliklere sahip olmalıdır. Ayaklarınızın rahat edeceği, rahat hareket edebileceğiniz, su geçirmeyen ve özel malzemeden yapılmış trekking/hiking ayakkabıları seçerek olası rahatsızlıklardan uzak kalırsınız. Ayakkabılarınızı denerken mutlaka kalın çorapla deneyin hatta iki kat kalın çorapla deneyin. Eğer ayakkabınızı denemeden alacaksanız bir numara büyük almanızda fayda vardır. Yürüyüş yaparken ayağınız ayakkabı içinde rahat hareket etmiyorsa bu kan dolaşımınızı da etkiler. Ayakkabınızın bilek kısmı önemlidir çünkü ayakkabılarınız bileği saran türde olursa yürüyüş esnasında bileğinizin burkulma riskini de azaltmış olursunuz. Yapacağınız yürüyüşe göre yüksek bilekli veya daha kısa bilekli bir ayakkabı seçebilirsiniz. Trekking yaparken yüksek bilekli, hiking için ise daha kısa bilekli bir ayakkabı giymeyi tercih edebilirsiniz. Ayakkabı çeşitleri içinde sentetik malzemeden üretilmiş botlar olduğu gibi deri olanları da vardır. Deri botlar, Goretex veya eVent malzemeden üretilen botlara göre daha ağır olur. Tam deriden imal edilmiş bir bot ayağınızı sıcak tutar ve su geçirmez ama ağırlığı ile ayaklarınızı yorabilir. Sentetik malzeme ile üretilen botlar daha hafiftir, su geçirmez ve ayağınızı sıcak tutar. Ancak burada dikkat etmeniz gereken nokta her iki tür ayakkabının da nefes alan türden ayakkabılar olmasıdır. Yoksa ayağınız terler ve bu da yürüyüş esnasında ve sonrasında sizi rahatsız eder.

Ayakkabı seçiminizi yaparken yukarıda yer alan önerileri göz önünde bulundurursanız, kendinizi tabiat ananın kucağına bırakıp her şeyden sıyrılırken, anın büyüsünü bozabilecek problemlerle karşılaşma olasılığını düşürmüş olursunuz.

Categories: Kuraklığa Çare ''Kurutulmuş Su''

KIŞ KAMPI İÇİN 21 İPUCU – DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

KIŞ KAMPI İPUÇLARI

1- PİLLERİ SICAK TUTUN

Kış Kampı Yaparken Pilleri Sıcak Tutmalı

Fenerinizdeki piller soğuktan çalışmaz hale geldiyse kullanmadan önce biraz ısıtmayı deneyin. Isıtın derken sakın pilleri ateşe yakın koymayın. Avuç içinizde veya montun iç cebinde muhafaza ederek pilleri kolayca ısıtabilirsiniz.
Sıcak tutulan piller deşarj olmazlar. Pilleri soğuktan korumanın en iyi yolu avuç içinizde veya uyku tulumunuzda muhafaza etmektir.

2- ALIŞVERİŞİ YAZ AYLARINDA YAPIN

Kış Kampı Alışverişinde Sezon Sonunu Kaçırmayın

Kış kampı aynı zamanda çok sayıda pahalı ve kaliteli teknik malzeme anlamına gelir. Bir çok mağaza bir önceki kış sezonundan elinde kalan malzemeleri yaz aylarında çok düşük fiyatlarla satar. Fırsatları kaçırmayın. Kış kampı için kullanacağınız malzemeleri yaz aylarında satın alın. Böylece yüksek oranlı indirimlerden faydalanabilirsiniz. Yazın malzeme satın alma fırsatını kaçıranlar ise malzemeleri kiralama yoluna gidebilirler.

3- KIYAFETLERİNİZİ UYKU TULUMUNDA SAKLAYIN

Tulumda duran kıyafetler sabaha sıcacık olurlar.

Kış kampı yaparken en büyük sıkıntım sabahları uyku tulumundan çıkmak olmuştur. Bütün gece sıcacık tulumun içinde bebekler gibi uyuduktan sonra sabah ayazına çıkmaktan hiç hoşlanmadım. Siz de benim gibi sabah soğuk havada tulumdan çıkmayı sevmiyorsanız çözüm oldukça basit. Polar mont, rüzgarlık, uzun kollu, pantolon, çorap gibi kıyafetleri tulumun ayak veya yan kısımlarına koyabilirsiniz. Böylece tulumun içindeki boşluk azalır ve daha kolay ısınırsınız. Sabah uyandığınızda da tulumdan çıkmadan kıyafetlerinizi giyerek sabah ayazına karşı hazırlıklı olursunuz.

4- CEP SOBASI İLE UYUYUN

Kış Kampı İçin Vazgeçilmez Malzeme - Cep Sobası

Çok düşük sıcaklıklarda kış kampı yapmayı planlıyorsanız uyku tulumunu ısıtmak için sahip olduğunuz tek ısı kaynağı vücudunuz olacaktır. Cep sobasını uyku tulumunun içinde kullanarak enerji tasarrufu yapabilirsiniz. Piyasada oldukça farklı şekillerde ve ucuza cep sobası bulmak mümkün. Konfor sevenler cep sobalarını botların içini de ısıtmak için kullanabilirler.

Ekstrem sıcaklıklarda konfor sağlayan kaliteli bir uyku tulumunuz varsa uyurken kıyafetlerinizi çıkartın. Unutmayın ki uyku tulumu vücut ısınızla sizi sıcak tutacaktır.

5- YOGA MATI KULLANIN

Yoga matı ile ekstra izolasyon mümkün

Bir çift yoga matını kullanmak zeminle aranızda izolasyon sağlar. Düşük bütçeyle seyahat ediyorsanız ve hali hazırda bir veya iki yoga matınız varsa bunları uyku tulumunun altına sererek kolayca izolasyon sağlayabilirsiniz. Yoga matları oldukça hafiftir ve az yer kaplamaları da avantaj sağlar.

6- KİBRİTLERİ METAL KUTUDA SAKLAYIN

Kış kampı için kibritlerin kuru durması önemli

Kolaylık olması için genelde kibritler plastik kutularda saklanır. Soğuk mevsimlerde plastiklerin donup kırılma riski büyüktür. Bunu engellemek için metal kapların kullanılması avantaj sağlar. Kibritlerin ıslanıp kullanılmaz hale gelmesini önlemek için yanıcı kısımlarına mum eritip izolasyon sağlayabilirsiniz. Yanınıza her zaman ihtiyacınızdan daha fazla kibrit almayı unutmayın.

7- METAL YERİNE TAHTAYI TERCİH EDİN

Ahşap malzemeler kış şartlarında büyük avantaja sahip

Kaşık, çatal gibi kamp mutfağı için temel metal malzemeler soğuk havalarda yediklerinizi hızlıca soğutabilir. Çıplak elle tutulması gerektiğinde de elinize yapışma, elinizde boş yere ısı kaybı yaratma gibi olumsuz yönleri de vardır. Bu sebeple tahta kaşık, çatal kullanın. Alternatif olarak plastik düşünülse de çok soğuklarda kolayca kırılabileceği unutulmamalı.

8- UYURKEN YÜZÜNÜZÜ AÇIKTA TUTUN

uyku-tulumu

Uyku tulumunda uyurken asla yüzünüzü tulumun içine sokmayın. Nefesinizle ortaya çıkan nem uyku tulumunun izolasyonunu ortadan kaldırır, sabaha ıslak ve soğuktan titreyerek uyanmanıza sebep olur.

9- BİRBİRİNİZE YAKIN DURUN

yakın-uyuyun

Çadırda yalnız değilseniz mümkün olduğunda yakın uyumaya özen gösterin. Böylece çadır tabanından gelecek soğuk havayı azaltırsınız.

10- UYKU TULUMU İÇLİĞİ KULLANIN

http://www.backpacker.com/make-a-sleeping-bag-liner/skills/17304

Uyku tulumunun içinde kullanacağınız ek örtü size ekstradan 3-5 derece sıcaklık kazandırır. Bunun için hava alabilen, oldukça hafif ipek kumaş tercih etmelisiniz. Eğer bütçeniz düşük ise uygun boyutlarda kumaş satın alıp kendiniz de yapabilirsiniz.

11- İŞEMENİZ GEREKİYORSA, İŞEYİN

p-mate

Sidiğinizi sıcak tutmak için vücudunuz fazladan kalori harcar. Bunun önüne geçmek ve enerji kaybını en aza indirmek için çişiniz geldiği gibi işemektir. Özellikle uyku tulumuna girmeden önce zorla da olsa işemeyi alışkanlık edinin.
Aşırı soğukların olduğu yerlerde kış kampı yapan erkekler yanlarında sidik şişesi bulundurabilirler. Bayanlar ise P-Mate veya benzeri hunilerden kullanabilir. Ülkemizde nereden temin edilir bilemiyorum fakat yurtdışında çok tercih edilen seyahat ürünleri arasında. Böylece çadırdan çıkıp ısı kaybı yaşamak zorunda kalmazsınız.

12- BİR ŞİŞE SICAK SU BULUNDURUN

çorapta-su-şişesi

Ufak bir şişeye koyacağınız sıcak suyu ayaklarınızın altına koyarak uyuyabilirsiniz. Isıya dayanıklı şişenizi sıcak su ile doldurun ve bir çorabın içine koyun. Uyku tulumunda tutacağınız sıcak şişe hem sıcaklık verecektir hem de uyandığınızda içecek ılık suyunuz hazır olacaktır.

13- HAVALANDIRMA BÖLÜMLERİNİ ASLA KAPATMAYIN

havalandırma

Bulunduğunuz yerde buz gibi dondurucu bir soğuk olsa da kamp çadırının havalandırma bölümlerini asla kapatmayın. Aksi takdirde nefesinizle yoğunlaşmaya sebep olur ve çadırın içinde kar, buz veya yağmur oluşturursunuz.

14- ŞİŞELERİ TERS TUTUN

ters şişe

Su için kullandığınız şişeler her zaman tepetaklak muhafaza edin. Böylece aşırı soğuk yerlerde su şişenin tabanından donmaya başlar. Şişenin kapağını açıp su içmek daha kolay olur.

15- FERMUARLAR İÇİN ANAHTARLIK KULLANIN

fermuar-anahtarlık

Soğuk havalarda üst üste giyinmek zorunludur. Lahana gibi giyindikten sonra koca eldivenlerin içinde muhtemelen üşüyen ellerle fermuarları bulmak ve açmak zorludur. Bunu önlemek için fermuarlara uygun yuvarlak anahtarlık halkalarından takabilirsiniz.

16- TARP KULLANMAYI İHMAL ETMEYİN

tarp-kk-org

Bulunduğunuz yere göre iki ağaç arasına gereceğiniz tarp rüzgar duvarı görevi görür. Belli bir yönden gelen rüzgar, kar gibi etmenleri engellemenize ve çadırın sıcaklığını korumanıza yardımcı olur. Yemek yapmak için kullandığınız ateşi de rüzgardan korur.

17- UYKU TULUMUNU GÜÇLENDİRİN

ısı-reflektörü

Düşük bütçe ile seyahat edenler için uyku tulumunun sıcaklığını koruyacak harika bir fikir var. Araçlarda veya radyatörler için kullanılan ısı reflektörleri. İki reflektörü birbirine dikip uyku tulumunu bunun içine koyarak ciddi bir ısı yalıtımı yapabilirsiniz. Sabaha sırılsıklam bir tulumda uyanmak istemiyorsanız reflektörlere çok sayıda delik açtığınızdan emin olun.
Nasıl yapılacağını öğrenmek için BURAYI ziyaret edin.

18- YAKIT ŞİŞELERİNİ BANTLAYIN

koli-bandı-şişe

Kamp ve seyahatlerin vazgeçilmezi koli bandı kış kampında da karşımıza çıkıyor. Yakıt için kullandığınız alüminyum şişelerin çevresini koli bandı ile kaplayın. Böylece ellerinizi yapıştırmadan şişenizi soğuk havalarda çıplak elle tutabilirsiniz.

19- SIRT ÇANTANIZ AYAKLARINIZI KORUSUN

luxeoutdoor-com

Gece uyurken sırt çantasının içine ayaklarınızı sokarak ek koruma sağlayabilirsiniz. Alternatif olarak da botlarınızı ve donmasını istemediğiniz diğer malzemeleri de bir torbaya koyarak uyku tulumunun ayak kısmında muhafaza edebilirsiniz.

20- GÜÇLÜ CEP TESTERESİ BULUNDURUN

cep-testeresi

Güçlü bir cep testeresi kolayca odun kesmenizi sağlar. Özellikle kuru odun bulmakta zorlandığınız yerlerde hayatınızı kurtarabilir.
Kar veya yağmur sebebiyle çevredeki tüm odunlar ıslak ise kütüklerin iç kısmından kuru odun elde etmek gerekir. Cep testeresi bu tür işler için harika bir malzemedir. Piyasadan 15-20 TL’ye kolayca edinebilirsiniz.

21- OLUMSUZ ŞARTLARDA KOLAYCA ATEŞ YAKMAYI ÖĞRENİN

kolay-ateş

Kare şeklinde alüminyum folyo içine vazelin sürülmüş, top şeklinde bir parça pamuk koyup güzelce kapatın. Ateş yakmanız gerektiğinde folyo üstünde X şeklinde bir kesik açın ve pamuktan ufak bir parçayı bükerek uzatın. Ufak bir kıvılcımla kolayca ateş başlatabilirsiniz. Ne kadar vazelin kullandığınıza göre 10-15 dakikalık ateşe sahip olabilirsiniz.

Alıntı : drummerlizard.com

Categories: Kuraklığa Çare ''Kurutulmuş Su''

Türkiye’de Sonbaharda ve Kışın Gezilecek En Güzel Yerler

1-) Abant


sonbahar-yurtici-tatil-gunubirlik-abant-1

Tartışmasız en güzel yurt içi sonbahar gezi rotalarından olan Abant, Batı Karadeniz’de Bolu’ya bağlı olan bir turistik merkez. Her mevsim farklı renklere bürünen Abant, romantik tatiller için sonbahar ve kış aylarında tercih edilebilir. Abant’ın piknik yerleri, trekking rotaları gezinizin bir parçası olarak mutlaka yer almalı.

2-) Kapadokya

sonbahar-yurtici-tatil-kapadokya

Peri bacaları, balonları, şarapları ve taş evleri ile ünlü Kapadokya; sonbaharda keşfedilebilecek ideal rotalar arasında.

3-) Amasra

sonbahar-yurtici-tatil-gunubirlik-amasra

Batı Karadeniz’in en güzel sonbahar destinasyonlarından biri de Amasra. Surlarla çevrili bu şirin beldede; Kemere Köprüsü, Kilise Camii, Çekiciler Çarşısı görülecek yerler arasında.

4-) Safranbolu

sonbahar-yurtici-tatil-safranbolu

Lokumlarıyla ünlü Safranbolu, ipek yolu üzerindeki konumu sayesinde zamanında oldukça gelişen bir kentimiz. Osmanlı-Türk mimarisinin en güzel örneklerini görebileceğiniz Safranbolu, sonbahar gezileri için ideal bir destinasyon.

5-) Ağva

sonbahar-yurtici-tatil-agva

Özellikle romantik geziler için uygun olan destinasyon Ağva; deniz ve kumsalının yanı sıra Göksu Nehri’nin kıyısındaki konaklama alternatifleriyle oldukça sevilen bir tatil beldesi. Nehir üzerinde deniz bisikleti veya kano kiralamayı ve merkezdeki balıkçılarda yemek yemeyi ihmal etmeyin.

6-) Sapanca

sonbahar-yurtici-tatil-sapanca

Günübirlik Sapanca gezilerinin yanı sıra ister pansiyon ve motellerde isterseniz 5 yıldızlı otellerde konaklama imkanı sunan Sapanca’yı bir de sonbharda keşfedin. Doğanın, mavinin ve yeşilin tadını aynı anda çıkarabileceğiniz Sapanca’da su sporları, ATV safarileri, balıkçılık gibi çeşitli aktiviteler de yapılabiliyor.

7-) Eskişehir

sonbahar-yurtici-tatil-eskisehir

Venedik’e gitmeye heveslenmeden önce mutlaka görmeniz gereken şehrimiz, Eskişehir. Kendine ait havası, tekne gezileri, Odunpazarı ve zengin gece hayatı ile Eskişehir; her yaşa hitap eden bir sonbahar destinasyonu.

8 -) Edirne

sonbahar-yurtici-tatil-edirne

Hazır sonbahar gelmişken tarih-kültür ve gurme gezisi yapmak niyetindeyseniz bir diğer önerimiz de Edirne’yi keşfetmeniz. Bir Osmanlı başkenti olarak görev yapan Edirne; mimarisi, edirne ciğeri, külliye, cami, çarşı ve müzeleri ile tam bir keşif şehri.

9-) Polonezköy

sonbahar-yurtici-tatil-polonezkoy

Her mevsim farklı renklere bürünen ve doğayla iç içe olacağınız bir diğer destinasyon ise Polonezköy. Bol oksijen alarak doğa yürüyüşleri yapmak isterseniz bir hafta sonunuzu ya da bir gününüzü buraya ayırabilirsiniz.

10-) Kaz Dağları

sonbahar-yurtici-tatil-kaz-daglari

Ege’nin akciğerleri olarak bilinen Kaz Dağları’nın doğasını, şelalelerini keşfetmek için en güzel dönem; sonbahar ayları. Trekking temalı tatil arayışında olanlar, Kaz Dağları’nı mutlaka değerlendirmeli.

BONUS: TARAKLI

sonbahar-yurtici-tatil-tarakli

Tarihi Osmanlı Evleri ile ünlü minik bir kasaba olan Taraklı, dünyanın nadir bulunan cittaslow (yavaş şehir) adreslerinden. Dinlenmek, doğa ile baş başa kalmak, yöre insanı ve esnafı ile değerli sohbetlere dalmak isterseniz; Taraklı’yı mutlaka gezilecek/görülecek adresleriniz arasına alın diyoruz.

ALINTI : elitstil.com

Categories: Kuraklığa Çare ''Kurutulmuş Su''

Sülüklü Gölü

Sülük Gölü (Sülüklü Göl), Bolu ili, Mudurnu ilçe sınırlarında yer alan heyelan set gölüdür. Göl, Akyazı, Mudurnu, Göynük ilçe sınırlarının birleşim alanında bulunur.

Mudurnu’nun 50 km güneybatısında, Göynük’ün 15 km kuzeydoğusunda, eski Akyazı yolunun 9 km uzaklıktadır. Akyokuş köyü sınırlarındadır. Trekking için uygun olan göl çevresi, milli parklar yönetimi tarafından tabiat parkı olarak koruma altına alınmıştır.

Sülüklü Göl, 300 sene önce oluşan deprem sırasındaki heyelanla oluşmuş birkaç gölden birisidir. Fazlaca sülük bulunduğundan bu adı almış. Göle sonradan atılan sazanların etkisiyle günümüzde fazla sülük kalmamıştır. Heyelanla birlikte göl içinde kalan ağaçların kökleri hâlâ görülebilmektedir. Göl çevresi ormanlarla kaplıdır. Göl Mudurnu sınırlarında olmasına rağmen, Akyazı üzerinden ulaşım sağlanmaktadır.

Dibi balçık olan gölde yüzmek tehlikelidir. Göl alanında kamp yapma imkanı vardır. Ziyaretçilerin çoğunluğu İstanbul’dan gelen günübirlik turlardır. İlkbahar ve sonbaharın gezi için uygun olduğu alanda, ilkbaharda çuha, kardelen, siklamen, ters laleler açar.

Gölde, sazan, alabalık, gümüş ve mercan balıkları avlanabilmektedir

Categories: Kuraklığa Çare ''Kurutulmuş Su''

Category Archives: